BEBEKLERDE AĞIZ VE BURUNDAN FIŞKIRIR TARZDAKİ KUSMALARA DİKKAT

BEBEKLERDE AĞIZ VE BURUNDAN FIŞKIRIR TARZDAKİ KUSMALARA DİKKAT

  • BEBEKLERDE AĞIZ VE BURUNDAN FIŞKIRIR TARZDAKİ KUSMALARA DİKKAT
Eklenme Tarih : 2021-02-02
1605 Görüntülenme

Pilor Stenozu, Mide ile onikiparmak bağırsağı (duodenum) arasındaki fizyolojik geçiş bölgesinin (pilor) kas tabakasının kalınlaşmasına bağlı aşırı darlığıdır.

Özel Hatem Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serdar Şiyve pilor stenozuna bağlı olarak bebeklerde görülen ağız ve burundan fışkırır tarzda kusmanın nedenleri ve tedavisi hakkında bilgiler verdi. 

Bebeklerde görülen kusma şikâyetinin altında yatan nedeninin araştırılmasının çok önemli olduğuna değinen Op. Dr. Serdar Şiyve ‘Kalınlaşmış pilor kasının midenin çıkışında daralmaya sebep olmasıyla ortaya çıkan ve etkisini doğar doğmaz hemen göstermeyen hipertrofik pilor stenozu, genellikle 2-8 haftalık en sıklıkla da 3-5 haftalık bebeklerde görülür. Ağız ve burundan fışkırır tarzda kusma ve su kaybı belirtileri ile ortaya çıkar. Beslenmeyle alınan içerik mideyi terk edemez ve kusma ile çıkarılır. Pilor Stenozunda kusma, ağız ve burundan fışkırır tarzda gerçekleşir. Pilor Stenoz tanısı konulan bebekler  bebekler verilen besini kustukları için sürekli beslenmeye isteklidirler. Kusmanın başlamasıyla birlikte kısa süre içerisinde bebekte sıvı-tuz kaybı belirtileri de ortaya çıkar. Bebeğin yeme isteği yerindedir ancak yediklerini sindiremeden çıkarttığı için yavaş yavaş sıvı ve kilo kaybı başlar’ ifadelerini kullandı

 Pilor stenozu tanı ve tedavisi

Pilor Stenozunun tanı ve tedavisi hakkında bilgiler veren Özel Hatem Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı op. Dr. Serdar Şiyve ‘ Yenidoğan döneminde görülen, cerrahi hastalıklar arasında sıklık bakımından ikinci sırada yer alır. Her 1000 canlı doğumdan birinde görülür. Erkek bebekler de kızlara göre 4 kat daha fazla rastlanır. Pilor stenozu tanısı,  muayene ile konulur. Muayenede üst karın bölgesinde kalınlaşan kas bir zeytin tanesi gibi hissedilir. Duvarı kalınlaşmış mide çıkışının Ultrason ile yapılan ölçümlerle tespit edilir. Tedavide tek seçenek cerrahidir. Günümüzde gelişen tıp teknolojisi sayesinde, küçük bebeklerde de bu ameliyat laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilebilmektedir. Ameliyatta kalınlaşan kas tabakası kesilerek içteki mukoza adı verilen tabakaya kadar aralanır. Böylece geçiş yeniden sağlanmış olur. Ameliyat ortalama 1 saat sürmektedir. Laparoskopik yöntemle yaptığımız ameliyatların avantajları; yara ve kesi izi olmaması, ağrının daha az olması, normal hayata daha kolay geçiş sağlanmasıdır. Tedaviden sonra bu bebekler hızla kilo almaya başlar’ dedi.